Gönyeli-Alayköy Belediyesi Sağlık Şubesi Sorumlusu Veteriner Hekim Hüseyin Menderes, belediyenin vektörlerle mücadelede önleyici ve veriye dayalı bir çalışma modeli oluşturduğunu belirterek; kaynak tespitinden düzenli saha taramalarına, biyolojik mücadeleden bilimsel izleme ve dijital risk haritalamasına kadar çalışmaların yılın 12 ayı kesintisiz sürdürüldüğünü açıkladı.
Belediye’den yapılan açıklamaya göre, Güney Kıbrıs’ta bildirilen Batı Nil Virüsü vakalarının yakından takip edildiğini belirten Menderes, gelişmeler doğrultusunda özellikle Yenikent, Batıkent ve Alayköy sınır bölgelerinde kaynak araştırma ve kontrol çalışmalarının en üst seviyeye çıkarıldığını ifade etti.
“ŞİKÂYETE DAYALI DEĞİL, ÖNLEYİCİ BİR SİSTEM KURDUK”
Menderes, vektörlerle mücadelede yalnızca gelen ihbarlara müdahale eden bir çalışma biçimi yerine; saha taramalarının, geçmiş müdahale kayıtlarının, mevsimsel verilerin ve güncel risklerin birlikte değerlendirildiği önleyici bir sistem oluşturduklarını söyledi.
Menderes, “Vatandaştan şikâyet geldikten sonra sahaya çıkan bir yapıyla halk sağlığını korumak mümkün değil. Bizim için esas olan, sorunun ortaya çıkmasını beklemek değil; riski önceden tespit etmek ve gerekli koruyucu tedbirleri zamanında almaktır. Bu nedenle mücadelemizi veriye dayalı, sahayı sürekli izleyen ve önleyici bir yapıya dönüştürdük” dedi.
Ekiplerin konutları, sokakları, dere yataklarını ve ağıl bölgelerini düzenli olarak taradığını belirten Menderes, sivrisinek ve karasinek üreme kaynaklarının tespit edildiğini ve gerekli biyolojik müdahalelerin gerçekleştirildiğini kaydetti.
Menderes, “Tespit ettiğimiz kaynakları dijital ortamda kayıt altına alıyor, risk haritamızı sürekli güncel tutuyoruz. Bilimsel sivrisinek tuzaklarıyla bölgelerimizdeki durumu izliyor, elde ettiğimiz verileri saha çalışmalarımızın planlanmasında kullanıyoruz” ifadelerini kullandı.
Ağıl bölgelerinde haftalık mücadele yürütüldüğünü belirten Menderes, haşere ile mücadele ekiplerinin konutlarda iç ve dış alan uygulamaları gerçekleştirdiğini, bu çalışmalar sırasında olası sivrisinek üreme kaynaklarının da kontrol edildiğini ifade etti.
Menderes, sistemin önemli unsurlarından birinin de geçmiş dönemlerde gerçekleştirilen müdahalelerin ve Alo 186 üzerinden alınan taleplerin bugünkü mücadeleyi yönlendiren bir veri tabanına dönüştürülmesi olduğunu belirtti.
Hangi bölgelerde, hangi dönemlerde ve hangi tür sorunların yoğunlaştığının kayıtlar üzerinden takip edildiğini ifade eden Menderes, bu verilerin güncel hava koşulları ve mevsimsel değişimlerle birlikte değerlendirilerek saha programlarının oluşturulduğunu söyledi.
Menderes, “Geçmiş veriler bize hangi dönemde, hangi bölgede riskin artabileceğine ilişkin önemli bir öngörü sağlıyor. Aynı noktadan yeniden şikâyet gelmesini beklemiyoruz. Geçmiş müdahale kayıtlarını, mevsimsel ve dönemsel verileri, güncel hava koşullarını ve sahadan elde ettiğimiz bilgileri birlikte değerlendiriyoruz. Böylece ekiplerimizi doğru zamanda doğru noktaya yönlendiriyor, koruyucu tedbirlerimizi önceden alıyoruz” ifadelerini kullandı.
Menderes, Alo 186 veya Haşere Kontrol Birimi’ne ulaşan güncel bildirimlerin de aynı gün içerisinde değerlendirildiğini, gerektiğinde vatandaşla iletişim kurularak randevu oluşturulduğunu ve ekiplerin yerinde müdahale gerçekleştirdiğini kaydetti.
“SON GELİŞMELERİ YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ”
Güney Kıbrıs’taki Batı Nil Virüsü vakalarına ilişkin gelişmelerin dikkatle izlendiğini belirten Menderes, mevcut çalışma sisteminin son gelişmeler doğrultusunda özellikle sınır bölgelerinde daha da yoğunlaştırıldığını söyledi.
Menderes, “Batı Nil Virüsü ile ilgili gelişmeleri ciddiyetle takip ediyoruz. Ancak vatandaşlarımızın bilmesini isteriz ki vektörlerle mücadelemiz bu gelişmeler üzerine başlayan bir çalışma değildir. Yılın 12 ayı devam eden bir sistemimiz, sahada görev yapan ekiplerimiz, kayıt altında tuttuğumuz üreme kaynaklarımız ve sürekli güncellediğimiz risk haritamız var. Son gelişmeler doğrultusunda da riskli gördüğümüz bölgelerde kaynak araştırmalarımızı ve kontrollerimizi en üst seviyeye çıkardık” ifadelerini kullandı.
“MÜCADELENİN BİR AYAĞI DA EVLERİMİZDE”
Belediyenin sahadaki çalışmalarının vatandaşların kendi yaşam alanlarında alacağı önlemlerle desteklenmesinin büyük önem taşıdığına dikkat çeken Menderes, sivrisineklerin üremesi için büyük su birikintilerine ihtiyaç olmadığını hatırlattı.
Menderes, “Bir saksı altlığında, kovada, kullanılmayan lastikte, hayvanların su kabında, açık su tankında, çatı oluğunda veya klima suyunun biriktiği bir kapta kalan durgun su dahi sivrisinekler için üreme ortamı oluşturabilir. Biz sahadaki kaynakları sürekli takip ediyoruz. Vatandaşlarımızdan beklentimiz de kendi yaşam alanlarını düzenli kontrol ederek bu mücadelenin bir parçası olmalarıdır” dedi.
Menderes; ev ve bahçelerde su tutabilecek kapların düzenli olarak boşaltılması, açık su tanklarının kapalı tutulması, çatı olukları ve giderlerin kontrol edilmesi, hayvanların su kaplarının düzenli temizlenmesi ve pencere ile kapılarda sineklik kullanılmasının basit ancak etkili önlemler olduğunu kaydetti.
Vatandaşların tespit ettikleri sivrisinek üreme kaynaklarını veya yaşadıkları haşere sorunlarını Alo 186 veya Haşere Hattı 0539 121 10 76 üzerinden Gönyeli-Alayköy Belediyesi’ne bildirebileceklerini hatırlatan Menderes, sözlerini şöyle tamamladı:
“Halk sağlığında esas olan sorun ortaya çıktıktan sonra müdahale etmek değil, riski önceden görerek gerekli tedbiri almaktır. Ekiplerimiz sahada, sistemimiz aktif ve kontrollerimiz kesintisiz devam ediyor. Veriyi, bilimsel yöntemleri ve saha tecrübemizi birlikte kullanarak halk sağlığını korumaya yönelik çalışmalarımızı yılın 12 ayı sürdürmeye devam edeceğiz.”




