1. Haberler
  2. Genel
  3. Batı Nil Ateşi’nin belirtileri, klinik seyri ve korunma yöntemleri

Batı Nil Ateşi’nin belirtileri, klinik seyri ve korunma yöntemleri

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sağlık Bakanlığı, Batı Nil Ateşi’nin belirtileri, klinik seyri ve korunma yöntemlerini açıkladı.

Bakanlık’tan yapılan açıklamada, Batı Nil Ateşi’nin, Culex cinsi sivrisineklerin ısırması ile insanlara bulaşan viral bir hastalık olduğu ifade edilerek, hastalığın etkeninin Batı Nil Virüsü olduğu kaydedildi.

Bu virüsün, doğada temel olarak vahşi kuşlar ve sivrisinekler arasındaki döngüde varlığını sürdürdüğü belirtilen açıklamada, “İnsanlar ve atlar, bu döngüde ‘son konak’ olarak kabul edilir. Virüs bulaşmış bir insan, kanında başka bir sivrisineğe enfeksiyonu aktaracak kadar yüksek miktarda virüs taşımaz. Dolayısıyla hastalıklı insandan sivrisineğe, oradan da başka bir insana doğrudan bir yayılım döngüsü oluşmaz.” denildi.

BELİRTİLERİ VE KLİNİK SEYRİ

Virüsün bulaştığı kişilerin yüzde 80 gibi büyük çoğunluğunda herhangi bir hastalık belirtisi veya bulgusu görülmediği, geri kalan yüzde 20’lik hasta grubunda ise Batı Nil Ateşi kliniği geliştiği ifade edilen açıklamada, bu durumda genellikle 3 ila 10 gün süren ve grip benzeri şikayetlerle seyreden bir tablo ortaya çıktığı kaydedildi.

Açıklamada, en sık görülen belirtilerin, yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, halsizlik ve bitkinlik, kas ve eklem ağrıları, kusma, bazen vücutta döküntü ve şişmiş lenf bezleri olduğu belirtildi.

AĞIR VE NÖROİNVAZİF TABLO

Virüsü alan kişilerin yüzde 1’inden daha azında hastalığın “nöroinvazif” adı verilen çok daha ağır bir formda geliştiği kaydedilen açıklamada, “Bu durumda virüs merkezi sinir sistemine ulaşarak ensefalit (beyin iltihabı) veya menenjit (beyin zarı iltihabı) gibi hayati risk taşıyan ağır tablolara yol açar. Hastalığın bu ağır formu genellikle yaşlılarda ve bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde ortaya çıkmaktadır.” ifadeleri kullanıldı.

KORUNMA YÖNTEMLERİ: TEK VE EN ETKİLİ YOL SİVRİSİNEK ISIRIKLARINDAN KORUNMAK

Hastalığın insanlar için geliştirilen aşısı veya virüse direkt etki gösteren ilacı bulunmadığı, destek tedavisi uygulandığı belirtilen açıklamada, hastalıktan korunmanın tek ve en etkili yolunun sivrisinek ısırıklarından korunmak olduğu vurgulandı.

Korunma yöntemlerinin de paylaşıldığı Bakanlık açıklamasında, yaşam alanlarında pencere ve kapılara sineklik takılması, sivrisinek üremesini engellemek için saksı altlıklarının, seyyar havuzlarda ve kaplarda biriken suyun en az haftada bir kez değiştirilmesi ve/veya boşaltılması, tüm yüzeylerdeki durağan suların ortadan kaldırılması, sivrisineklerin aktif olduğu saatlerde dışarı çıkarken, açık renkli, bol olan, uzun kollu üstler ve uzun pantolonlar giyilmesi ve sivrisineklerin yaklaşmasını engellemek amacı ile sinek kovucu ürün kullanılması gerektiği ifade edildi.

Batı Nil Ateşi’nin belirtileri, klinik seyri ve korunma yöntemleri
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter