1. Haberler
  2. Genel
  3. Turgut Alas: Ülke yönetilmiyor, çıkar ilişkileriyle tüketiliyor!

Turgut Alas: Ülke yönetilmiyor, çıkar ilişkileriyle tüketiliyor!

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Halkın Partisi (HP) Genel Sekreteri Turgut Alas, “ülkede giderek derinleşen yolsuzluk, kayırmacılık, liyakatsizlik ve yönetim krizine” ilişkin yaptığı açıklamada, devlet yönetiminde yaşanan çöküşün münferit sorunlarla açıklanamayacağını belirterek, köklü bir zihniyet değişimine ihtiyaç olduğunu vurguladı.

 

ALAS’IN AÇIKLAMASI ŞU ŞEKİLDE:

 

“Yolsuzlukların tavan yaptığı, çıkar ilişkilerinin devlet yönetiminin önüne geçtiği, torpilin liyakatin yerini aldığı bir düzenin içinde boğuluyoruz.

 

Devlet makamlarının belli zümrelere ve çevrelere çıkar sağladığı, kamu kaynaklarının toplumun yararına değil de ayrıcalıklı kesimlerin çıkarlarına uğruna kullanıldığı bir yönetim anlayışı artık kabul edilemez bir noktaya ulaşmıştır.

 

Devlet, birilerinin kişisel veya siyasi çıkarlarını büyütme aracı değildir. Devlet, halkın ortak iradesidir.

 

Ülkenin ekonomik göstergeleri her geçen gün daha kötüye gidiyorken, vatandaşın alım gücü eriyorken, üretim geriliyorken, işletmeler ayakta kalmakta zorlanıyorken, gençler geleceğini başka ülkelerde arıyorken, ülkeyi yönettiğini iddia edenlerin “vatandaşın yanındayız” söylemi acınası zihniyetin toplumdan ne kadar kopmuş olduğunun ispatıdır.

 

Mesele sadece ekonomi de değildir. Asayiş ve can güvenliği konusunda toplumda ciddi bir endişe oluşmuştur. İnsanlar evinde, işinde, sokakta ve trafikte kendisini ne kadar güvende olduğunu sorgular hale gelmiştir. Devletin en temel görevlerinden biri olan vatandaşının can ve mal güvenliğini sağlama konusunda yaşanan her zaafiyet, toplumdaki güven duygusunu daha da erozyona uğratmaktadır.

 

Sağlık sistemi alarm veriyor. Tarım ve üretim politikaları ülkenin kendi kendine yetebilme kapasitesini zayıflatıyor. Eğitim sistemi geleceğimizi yetiştirmek yerine günü kurtarmaya çalışıyor. Turizm, sahip olduğu büyük potansiyele rağmen plansızlığın ve günübirlik politikaların gölgesinde kalıyor. Çalışma hayatında emeğin değeri giderek azalırken, çalışanların hakları, güvenliği ve insanca yaşam koşulları yeterince korunamıyor.

 

Kısacası hayatın hemen her alanında devletin asli görevlerini yerine getirmekte zorlandığı bir dönemden geçiyoruz.

 

Bütün bunların ortak nedenleri:

 

Liyakat yerine sadakat,

 

Şeffaflık yerine kapalı kapılar ardında çevrilen gizli saklı işler,

 

Kamu yararı yerine kişisel çıkarlar,

 

Planlama yerine günü kurtarma ve makamda bir gün daha fazla kalma arzusu,

 

Hesap verebilirlik yerine dokunulmazlık anlayışıdır !

 

İhtiyacımız olan şey devlet yönetiminde köklü bir zihniyet değişimidir. Bu da; devlet kadrolarında liyakatı esas almaktan, kamu ihaleleri ve kamu kaynaklarının kullanımını tam anlamıyla şeffaf hale getirmekten, yolsuzluk iddialarını siyasi kimliğe bakılmaksızın soruşturmaktan, torpil ve kayırmacılık anlayışından vazgeçmekten, kamu kurumlarının kişilere, partilere veya belli çevrelere değil, halka hizmet etmesini sağlamaktan, ekonomiyi üretim temelinde yeniden yapılandırmaktan; tarım, sanayi, turizm ve eğitim gibi stratejik alanlarda uzun vadeli ve doğru politikaları uygulamaktan geçer.

 

Bunların yanında, en önemli şeylerden bir tanesi de siyaset hesap vermekten korkmamalıdır. Çünkü halkın vergileriyle ayakta duran bir devletin, halka hesap vermesi bir lütuf değil, demokrasinin en temel gereğidir.

 

Artık toplumun önüne her gün yeni bir sorun koyup, her sorunun üzerini başka bir gündemle örtme dönemi sona ermelidir. Çünkü mesele artık tek tek yolsuzluklar, tek tek başarısızlıklar veya tek tek yanlış kararlar da değildir. Mesele, bir ülkenin yönetim kapasitesinin makam ve koltuk uğruna yerle bir edilmiş olmasıdır.

 

Bir ülke; torpille, kayırmacılıkla, çıkar ilişkileriyle ve günübirlik hesaplarla yönetilemez.

 

Bir ülke ancak adaletle, liyakatle, şeffaflıkla, üretimle, bilimle ve halkın iradesine duyulan saygıyla yönetilebilir.

 

Bugün yapılması gereken, sorunları gizlemek değil, sorunların üzerine cesaretle gitmektir. Kaybedecek zamanımız kalmamıştır.

 

Geleceğimizi kurtarmanın yolu, yaratılan bu düzeni savunmak değil; bu düzeni yaratanlardan hesap sormak ve bu düzeni değiştirmektir.

 

Ülkeyi bu hale getirenlerin yapması gereken şey ise “vatandaşın yanındayız” yalanından vazgeçip, bir an önce toplumun üzerinden ellerini çekip uzaklaşmaktır !”

Turgut Alas: Ülke yönetilmiyor, çıkar ilişkileriyle tüketiliyor!
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter