Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Filiz Besim, sağlık planlamasının nüfus verilerine dayandırılması gerektiğini belirterek, Başbakan Ünal Üstel’in ülke nüfusunu “yaklaşık 500 bin” olarak ifade etmesini eleştirdi.
Besim, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Sağlık planlaması tahminle değil, nüfusla yapılır” ifadelerini kullanarak, ülkenin nüfusunun kesin olarak bilinmemesinin sağlık hizmetlerinin planlanması açısından sorun oluşturduğunu savundu.
Ülkenin sağlık sisteminin yaklaşık rakamlarla planlanamayacağını belirten Besim, mevcut nüfus bilgisinin bir sayım sonucu değil, 2011 yılında yapılan nüfus sayımına dayanan bir projeksiyon olduğunu ifade etti.
Besim, “2026 yılında bu ülkenin sağlık hizmetini, on beş yıl önceki bir sayımdan türetilmiş bir tahmine göre planlıyoruz” diyerek, açıklanan yaklaşık 500 bin kişilik nüfusun hangi verilere dayandığını, hangi kayıt sisteminden elde edildiğini ve kimlerin bu rakama dahil olduğunu sordu.
Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi’nin ne zaman tamamlanacağını da soran Besim, sağlık hizmeti verilen nüfusun gerçekten açıklanan rakam olup olmadığının ortaya konulması gerektiğini belirtti.
Nüfusun sağlık planlamasının en önemli paydası olduğunu ifade eden Besim, aşılama oranı, bin kişiye düşen yatak, hekim ve hemşire sayısı gibi sağlık göstergelerinin nüfusa göre hesaplandığına dikkat çekti.
Besim, “Paydayı bilmiyorsanız, aşılama oranınızı da bilmiyorsunuz demektir. Toplum bağışıklığı eşiğini tutturup tutturmadığınızı bilemezsiniz” ifadelerini kullandı.
Sağlık sisteminin yalnızca kayıtlı nüfusa değil, ülkede fiilen yaşayan herkese hizmet verdiğini belirten Besim, “Bizim sorunumuz burada yaşayan insanlarla değil, onları kayıt altına almayan, planlamayan bir yönetim anlayışıyladır” dedi.
Besim, paylaşımında sağlık kapasitesinin gerilediğini de savundu. Mayıs 2019’dan bu yana yedi yılı aşkın süredir Başbakanlığın UBP’de olduğunu belirten Besim, 2020-2024 yılları arasındaki resmî projeksiyonlara göre nüfusun yüzde 16,6 arttığını, toplam yatak kapasitesinin yüzde 11,1, kamu yatak kapasitesinin ise yüzde 26,2 azaldığını ifade etti.
Kamu sağlık kuruluşlarında kayıtlı yatak sayısının 1.391’den 1.026’ya gerilediğini belirten Besim, “Kendi rakamlarınıza göre bile nüfus artarken kamu yatağı dörtte bir eridi. Gerçek nüfus bu projeksiyonun üzerindeyse, tablo çok daha ağırdır” ifadelerini kullandı.
Besim, nüfus artışına karşı sağlıkta yeterli kapasite planlaması yapılmadığını savunarak, “Kaç kişiye sağlık hizmeti verdiğinizi bilmiyorsanız; kaç yatağa, kaç hekime ve hemşireye, kaç sağlık merkezine, kaç ambulansa, ne kadar ilaca ve ne büyüklükte bir sağlık bütçesine ihtiyacınız olduğunu nasıl planlayacaksınız?” diye sordu.
Sağlık planlamasına ilişkin önerilerini de paylaşan Besim, nüfus ve konut sayımının takviminin açıklanması, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi’nin tamamlanma tarihinin kamuoyuna bildirilmesi ve Sağlık Bakanlığı’nın bütçe ile kadro planlamasını hangi nüfus rakamına göre yaptığını açıklaması gerektiğini belirtti.
Besim ayrıca, nüfusun yaş ve bölgesel dağılımına dayalı bir Sağlık İnsan Gücü ve Altyapı Master Planı hazırlanmasını önerdi.
“Bunları yapmak için olağanüstü bir kaynak da, yeni bir keşif de gerekmiyor. Sadece sayma iradesi gerekiyor” diyen Besim, paylaşımını “Çünkü nüfus bir tahmin değil, sağlık planlamasının en önemli paydasıdır. Paydayı bilmiyorsanız, sağlığı planlayamazsınız. Planlayamıyorsanız, yönetemezsiniz. Çünkü tahminle hastane yapılmaz, tahminle hekim yetiştirilmez, tahminle can kurtarılmaz. Sağlık planlaması tahminle değil, nüfusla yapılır” ifadeleriyle tamamladı.




