Demokrat Parti (DP) Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, “KKTC Güvenli Ada Vizyonu” başlıklı açıklamasında, son dönemde artan şiddet olaylarının ardından ülkenin güvenlik politikalarının bütüncül bir anlayışla yeniden ele alınması gerektiğini belirterek, 2035 yılına kadar Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Doğu Akdeniz’in en güvenli ada ülkesi olmasının stratejik devlet hedefi olarak benimsenmesini önerdi.
Akpınar, son günlerde kamuoyuna yansıyan ağır şiddet olayları, öldürme ve öldürmeye teşebbüs girişimleri ile art arda yaşanan kriminal olayların toplumda ciddi endişe yarattığını ifade etti. Yaşanan olaylarda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyen Akpınar, ağır yaralanan ve ülkede misafir olarak bulunan Zhanerke Abdrazakova’ya da acil şifalar temennisinde bulundu.
Kadına yönelik şiddet, çocuk istismarı, insan hayatını hedef alan suçlar ve toplum huzurunu bozan tüm şiddet olaylarını en güçlü şekilde kınadıklarını belirten Akpınar, kamuoyuna yansıyan olayların yalnızca adli soruşturma boyutuyla değil, devletin güvenlik politikaları açısından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Güvenlik politikalarının yeniden değerlendirilmesi çağrısı
Açıklamasında devam eden adli süreçlere dikkat çeken Akpınar, her olayın bağımsız yargı tarafından değerlendirileceğini vurgularken, devlet yönetimi açısından önemli olanın tek tek dosyalardan ziyade ortaya çıkan genel tablo olduğunu ifade etti.
Bu tablonun doğru analiz edilmesi gerektiğini belirten Akpınar, benzer olayların tekrar yaşanmaması için gerekli tedbirlerin bugünden alınmasının önem taşıdığını kaydetti.
“KKTC uluslararası bir ülke konumundadır”
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yükseköğretim, turizm ve hizmet sektörleri sayesinde dünyanın birçok ülkesinden insanı ağırlayan uluslararası bir ülke konumunda bulunduğunu belirten Akpınar, bunun ülkenin en önemli zenginliklerinden biri olduğunu ifade etti.
Ülkeye eğitim için gelen öğrencilerin, turistlerin, yatırımcıların ve çalışma hayatına katkı sunan yabancıların misafir olduğunu dile getiren Akpınar, hukuka saygı gösteren ve ülkeye değer katan herkese kapılarının açık olduğunu söyledi.
Ancak devlet olmanın yalnızca misafirperverlikle sınırlı olmadığını belirten Akpınar, devletin vatandaşlarının yanı sıra ülkede bulunan yabancıların, öğrencilerin ve turistlerin can ve mal güvenliğini eksiksiz sağlamakla yükümlü olduğunu vurguladı.
Hiç kimsenin turist, öğrenci, çalışma izinli ya da yatırımcı olması nedeniyle yasaların üzerinde olmadığını ifade eden Akpınar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğunu ve suç işleyen herkesin statüsüne ya da vatandaşlığına bakılmaksızın hukuk önünde hesap vereceğini kaydetti.
“Hedef caydırıcı ve güçlü hukuk sistemi”
Dünyanın en güvenli ülkeleri arasında gösterilen Singapur, Japonya, Birleşik Arap Emirlikleri ve İsviçre örneklerini hatırlatan Akpınar, bu ülkeleri farklı kılan unsurun yalnızca ekonomik başarıları değil, hukuk kurallarının tavizsiz uygulanması, kamu düzeninin korunması ve suçun oluşmasını önleyen güçlü devlet otoritesi olduğunu ifade etti.
İnsanların bu ülkelerde cezadan korktukları için değil, devletin hukuk kurallarını istisnasız uygulayacağını bildikleri için kurallara uyduklarını belirten Akpınar, gerçek güvenlik anlayışının da bu olduğunu söyledi.
DP’nin “Güvenli Ada Vizyonu” önerileri
Demokrat Parti’nin “KKTC Güvenli Ada Vizyonu”nu stratejik bir devlet politikası olarak değerlendirdiğini belirten Akpınar, şu önerileri sıraladı:
- Kadına yönelik şiddet, çocuk istismarı, öldürme, öldürmeye teşebbüs, cinsel suçlar, organize suçlar ve uyuşturucu ticareti gibi toplum güvenliğini tehdit eden suçlarda cezaların caydırıcılığının yeniden değerlendirilmesi,
- Polis Genel Müdürlüğü’nün teknolojik altyapı, insan kaynağı ve teknik donanım açısından güçlendirilmesi,
- Akıllı şehir güvenlik sistemleri, kamera ağları, plaka tanıma sistemleri ve dijital suç analiz merkezlerinin yaygınlaştırılması,
- Turist, öğrenci ve çalışma izinleriyle ülkede bulunan kişilere yönelik kayıt, takip ve denetim mekanizmalarının çağdaş standartlara ulaştırılması,
- Toplum güvenliğini ilgilendiren davalarda yargı süreçlerinin hızlandırılması,
- Üniversiteler, turizm sektörü, yerel yönetimler ve güvenlik birimleri arasında sürekli koordinasyon sağlanması.
2035 hedefi ve “Güvenli Ada Endeksi”
Akpınar, 2035 yılına kadar KKTC’nin Doğu Akdeniz’in en güvenli ada ülkesi olmasının stratejik devlet hedefi haline getirilmesini önerdi.
Her yıl yayımlanacak “KKTC Güvenli Ada Endeksi” kapsamında ağır suç oranları, kadına yönelik şiddet, organize suçlarla mücadele, uyuşturucu suçları, turist ve öğrenci güvenliği, polis müdahale süreleri ile kamu güvenliği memnuniyeti gibi verilerin şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini belirten Akpınar, “Ölçülemeyen hiçbir hedef sürdürülebilir değildir.” değerlendirmesinde bulundu.
“Güvenlik güçlü devletin vatandaşına verdiği en temel sözdür”
Güvenliğin yalnızca polis hizmetiyle sınırlı olmadığını vurgulayan Akpınar, güvenliğin aynı zamanda güçlü ekonomi, kaliteli yükseköğretim, güçlü turizm, yatırım ortamı ve sosyal huzur anlamına geldiğini ifade etti.
Ülkenin dünyaya kapanmaması, aksine daha güven veren bir ülke haline gelmesi gerektiğini belirten Akpınar, ülkeye gelen herkesin kendisini güvende hissetmesi gerektiğini söyledi.
Açıklamasının sonunda “Suçun milliyeti yoktur. Ancak devletin sorumluluğu vardır.” ifadelerini kullanan Akpınar, devletin görevinin yalnızca suç işlendikten sonra müdahale etmek değil, suçun oluşmasını önleyecek güçlü hukuk sistemini kurmak, caydırıcılığı sağlamak ve toplumun güven duygusunu korumak olduğunu kaydetti.
Akpınar, hedeflerinin, Singapur denildiğinde disiplinin, Japonya denildiğinde düzenin ve İsviçre denildiğinde hukuk güvenliğinin akla gelmesi gibi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti denildiğinde de güvenli yaşam, güçlü hukuk, kaliteli yükseköğretim, sürdürülebilir turizm ve huzurlu bir ada ülkesi algısının oluşması olduğunu belirterek, “Güçlü devlet adaletiyle güven veren devlettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bunu başarabilecek birikime, kurumlara ve insan kaynağına sahiptir.” ifadelerini kullandı.




